www.maviyesilege.com

Obama haçı kaldırdı ABD fena karıştı

18/4/2009 Kategori : haber

Yorum (yok)

Obama’nın Katolik rahipler tarafından kurulan Georgetown Üniversitesi’nde Hz. İsa’nın adının yazılı olduğu panoyu ve haç sembolünü kapattırarak konuşması Amerika’yı karıştırdı.
Obama haçı kaldırdı ABD fena karıştı

 

ABD Başkanı Barack Obama'nın Georgetown Üniversitesi’nde Hz. İsa’nın adının yazılı olduğu panoyu kapatması ülkede kriz çıkarttı. Katolik dernekleri olaya tepki gösterdi, öğrenciler de okul yönetimini Georgetown’ın Hristiyan mirasına saygısızlıkla suçladı

ABD halkı George Bush’un başkanlık döneminde, Beyaz Saray’ın din işleriyle fazlasıyla haşır neşir olmasına alışmış, Bush’un kiliselerde dev haç sembollerinin önünde yaptığı konuşmalar da sıradan hale gelmişti. Evanjelist Hristiyanların desteklediği neo-con politikaları uyguladığı için eleştirilen Bush, Irak savaşı kararını da Tanrı’yla konuşması sırasında aldığını televizyonlara verdiği röportajda açıkça dile getirmiş, 11 Eylül’ün ardından teröre verdikleri savaşı da “Haçlı Seferi” olarak nitelendirmekten çekinmemişti. Ancak “değişim” sloganıyla başkanlık koltuğunu devralan Barack Obama, bu alanda da büyük bir değişime imza attı. Önce Bush döneminde pazar günleri klasik haline gelen kilise ziyaretlerinden vazgeçildi. “Sultanahmet’e gittin kiliseye de git” çağrılarına kulak tıkayan Obama, Paskalya dışında kilise ziyaretinde bulunmadı. TBMM’de yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler de tepki çekti. Obama’nın, “Ülkemizde çok sayıda Hristiyan yaşamasına rağmen, biz kendimizi Hristiyan bir ulus olarak görmüyoruz. Laik bir ülke; inanç ve hukuk üstünlüğüne bağlılık vaadini desteklemeye devam edeceğiz” sözleri Bush’un başdanışmanı Karl Rove tarafından yerden yere vuruldu. Rove, “Obama, Türkiye’deki laik hareketle kendisini özdeşleştiriyor. Türkiye laik ama Amerika’nın tavrı farklı. Biliyorsunuz, bizim tarihimizde dinin kamusal alanda kuvvetli varlığı mevcut. Bu gerçeği inkar etmek çok tuhaf” dedi.

Öğrencilerden tepki

Tartışmalar sürerken ABD’nin en köklü üniversitelerinden Georgetown’da bir konuşma yapan Obama’nın kürsünün arkasında yer alan Hz. İsa sembolünün ve haçın kapatılmasını istemesi yeni bir krize sebep oldu. 1789’de Katolik Cizvit rahiplerinin kurduğu Georgetown’ın yetkilileri, Beyaz Saray’ın isteği doğrultusunda Obama’nın konuşma yaptığı kürsünün hemen arkasında Hz. İsa’nın isminin Latince yazılışı olan IHS (Iesus Hominum Salvator-İnsanlığın kurtarıcısı İsa) sembolü ve haçı örtüyle kapattı. Ancak olayın basına yansımasının ardından tepkiler çığ gibi büyüdü. Cumhuriyetçiler’e yakın Fox televizyonu Obama’nın aynı kürsüde senatörken yaptığı konuşmanın kayıtlarını yayınladı ve sembollerin o dönemde kapatılmadığını gösterdi. Georgetown Öğrenciler Birliği de okul yönetimini Georgetown’ın Katolik kimliğini feda etmekle suçladı. Hristiyan Savunma Koalisyonu adlı örgüt de, “Şok içindeyiz. Bari Noel’de İsa bebeklerini mi yasaklasınlar” açıklamasını yaptı.

“Irak işgalini Tanrı istedi” demişti

Teksas Valisi olduğu dönemde 10 Haziran tarihini “İsa Günü” olarak ilan eden, bu nedenle din özgürlüğüne aykırı hareket etmekle eleştirilen ABD eski başkanı George Bush, başkanlığı sırasında da eşi Laura ile Pazar ayinlerini hiç aksatmadı. BBC’ye göre bir Filistin heyetiyle yaptığı görüşmede Tanrı ile ilişkisini şöyle anlatmıştı: “Tanrı bana, ’George, Afganistan’a git ve teröristlerle savaş’dedi, yaptım. Ardından, ’George, Irak’a git ve zorbalığı bitir’ dedi, onu da yaptım. Tanrı şimdi bana Filistinliler’e bir devlet, İsrailler’e güvenlik, Ortadoğu’ya da barış getirme görevi verdi.” Bush ayrıca kabinesinde tüm üyelere de güne sabah uyandıktans onra dua ederek başlamaları tavsiyesi verdiğini söylüyordu.

 

Vatan

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Hükümet jandarmada reforma gidiyor

18/4/2009 Kategori : haber

Yorum (yok)

Kurumda asker yerine profesyonel siviller görev alacak, başına Kara Kuvvetleri'nden orgeneral değil Emniyet'ten polis atanacak

Hükümet jandarmada reforma gidiyor

AB'ye söz verildi, Jandarma Genel Komutanlığı sivilleşiyor. En geç beş yıl içinde Jandarma İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak, kurumda asker yerine profesyonel siviller görev alacak, başına Kara Kuvvetleri'nden orgeneral değil Emniyet'ten polis atanacak.

Hükümetin Jandarma Genel Komutanlığı'nı, İçişleri Bakanlığı'na tamamen bağlayacak çok önemli bir adım attığı ortaya çıktı. Bunun ardında hükümetin,  31 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanan Ulusal Program ile Avrupa Birliği'ne (AB) verdiği taahhüt yatıyor.

Yılbaşına saatler kala yayınlanan mükerrer Resmi Gazete'deki Ulusal Program'ın, 'Siyasi Kriterler' alt başlında, bu taahhüdün kapsamına ilişkin şu önemli ifadeler yer alıyor:

'İç güvenlik hizmetinin, hükümetin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine hükümetin denetim ve gözetiminde; 'hukukun üstünlüğü' ve 'insan hak ve hürriyetleri çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirilmesi esastır. Bu kapsamda, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve sivil idarenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümleri ve uygulamaları değiştirilecektir.'

Bu ifadelerle Türk Silahlı Kuvvetler (TSK) ile ilgili görevleri ve terfi, personel, eğitim - öğretim gibi konularda Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Jandarma Genel Komutanlığı'nın, İçişleri  Bakanlığı'na bağlanacağına vurgu yapılıyor. 

DEĞİŞİKLİK EN GEÇ 5 YILA

Hükümet, Ulusal Program'da yer alan hedeflerin kısa ve orta vadede yerine getirileceği konusunda AB'ye garanti verdi. Türkiye'nin yönetim dilinde 'kısa vade' 1 yıl, 'orta vade' ise 3 ila 5 yıl anlamına geliyor. Bu da en geç 5 sene içinde Jandarma Genel Komutanlığı'nın tamamen İçişleri Bakanlığı'na bağlanabileceği anlamına geliyor.

KOMUTANLIK İTİRAZ ETTİ

Hükümet, daha önce polis ve jandarmanın görev ve sorumluluk bölgelerinin belirlenmesiyle ilgili yönetmelik değişikliği yaparak Jandarma Genel Komutanı'nın yetkisini valilere vermişti. Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Metin Gürak, konuyla ilgili soru üzerine, 'Görüşümüzün dikkate alınmadığını söyleyebilirim' demişti.

Jandarma Genel Komutanlığı, Ulusal Program'ın taslak aşamasında da yer alan ifadelere itiraz etmişti. 26 Eylül 2008'de İçişleri Bakanlığı'na gönderilen itiraz yazısında şöyle denilmişti:

 'Ülkenin önemli bir kesiminde, 169 yıldan bu yana iç güvenlik hizmeti veren Jandarma Genel Komutanlığı'nın görüşü alınmadan ve koordine edilmeden Taslak Ulusal Programa dahil edilen söz konusu ifade oldukça muğlak ve ucu açıktır. Ayrıca Ulusal Programların, AB tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgeleri'nde yer alan talepleri karşılamak maksadıyla hazırlandığı bilinmektedir. 2008 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi'nde iç güvenlik hizmetine ilişkin herhangi bir husus bulunmamasına rağmen, Taslak Ulusal Programa dahil edilen söz konusu ifade dikkat çekici bulunmaktadır. İç güvenlik hizmetinin yürütülmesi için, 2803 sayılı 'Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu'nun mevcut hükümlerinin yeterli olduğu kıymetlendirilmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin AB'ye uyum sürecindeki öncelikleri dikkate alındığında, söz konusu ifadenin Taslak Ulusal Program'dan çıkarılmasının uygun olacağının değerlendirildiğini arz ederim.'

280 BİN PERSONELİ VAR

Jandarma Genel Komutanlığı'nın, 280 bin personeli bulunuyor. Bunların 4 bin 500'ü subay, 18 bini astsubay, 25 bini uzman çavuş geriye kalan yüzde 80'i ise er ve erbaşlardan oluşuyor. AB'ye verilen taahhütte, 'Kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri' olacağı vurgulanıyor. Halen Jandarma personel ihtiyacını Milli Savunma Bakanlığı'nın yaptığı asker alımlarıyla karşılıyor. Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda Jandarma, artık asayiş hizmetlerini er ve erbaş yerine profesyonel kadrolarla verecek.

YÜZDE 92'DEN SORUMLU

SİlahlI Kuvvetler'le ilgili görevleri eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı'na, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin yerine getirmesi konusunda İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı'nın sorumluluk alanı Türkiye yüzölçümünün yüzde 92'sini kapsıyor. Barış zamanında İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı, savaş zamanında ise Türk Silahlı Kuvvetler Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın emrinde oluyor.

VALİ YA DA POLİS YÖNETECEK

Teamüller gereği Jandarma Genel Komutanlığı'nın başına Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda kadrosu bulunan bir orgeneral atanıyor. Hükümetin Jandarma'yı tamamen İçişleri Bakanlığı'na bağlaması durumunda, başına Emniyet Genel Müdürlüğü'nde olduğu gibi bir vali ya da üst düzey bürokrat atanabileceği belirtiliyor.

Akşam

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz

Seçimi kazanan aday öldü işler karıştı

31/3/2009 Kategori : haber

Yorum (yok)

Yerel seçimler öncesi beyin kanaması sonucu ölen Antalya'nın Oymapınar Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan adayı Mehmet Bozkurt'un seçimlerden galip çıkmasına rağmen başkanlığın, seçimde ikinci olan CHP adayı Tevfik Güven'e verileceğinin açıklanmasına Oymapınar halkı tepki gösterdi.

Hayatını kaybeden AK Parti Oymapınar Belediye Başkan adayı Bozkurt'un yerine, ikinci sıradaki adayın başkanlık görevine getirilebileceği haberleri üzerine Bozkurt'un meclis üyeleri ve Oymapınar halkı, İlçe Seçim Kurulu'na itirazda bulunacaklarını söyledi.

Dün belde teşkilatı önünde toplanan Oymapınarlılar, seçimleri kazanan Bozkurt'un ekibine, onun kadar güvendiklerini ve belediye başkanının onların içerisinden çıkmasını istediklerini belirterek, "Seçimler öncesinde Bakan geldi buraya, bize 'Seçiminizi yapın yaptıktan sonra tekrar konuşuruz' dedi.

Biz de AK Parti'li olduğumuz için bu durum için partiye gitmedik, gitmeyiz de. Biz hakkımızı aramak için gerekirse yürüyüş yapacağız. Buradan Manavgat AK Parti İlçe Teşkilatı'na kadar yürüyeceğiz. Gerekirse hakkımızı almak için Ankara'ya da gideriz. Bizim isteğimiz hakkımızı AK Parti'nin araması. Bugün sayın başkanımız aramızda yok ama onun kurmuş olduğu ekip burada, onun yolundan düzenli bir şekilde yürüyeceklerine inandığımız için biz onların arasından belediye başkanı çıkartılmasını istiyoruz. Mehmet Bozkurt sayesinde beldemiz köy görümünden kurtulup şehirleşmeye başladı. Biz onun ekibine de güveniyoruz. Biz eğer Tevfik Güven'i isteseydik onu seçerdik. Biz onu istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Biz buruk bir sevinç yaşadık dün sandıktan çıktı Mehmet Bozkurt, madem demokrasi işlemeyecekti neden bir hafta önce seçimi bitirmediler. Biz gölgeli bir seçim olsun istemiyoruz. Ellerimizle verdiğimiz ak sütümüz gibi helal olan oyumuzun karşılığının isteğimiz şekilde alaka istiyoruz ve AK Parti Teşkilatı'nın arkamızda durmalarını istiyoruz. Bizim hakkımızı yasal çerçeveler içerisinde sürdürmelerini bekliyoruz" dedi.

Mehmet Bozkurt'un annesi Zeynep Bozkurt ise, oğlunun Oymapınar'a birçok hizmet kazandırdığını, evlatlarının hiç birine haram lokma yedirmediğini belirterek, oğlunun ekibinden birine görev verilmesi gerektiğini ifade etti. Daha önceki dönemde Mehmet Bozkurt'un belediye meclis üyesi kadrosunda yer alan Fikret Çelik ise, "Son 21 gün içerisinde belediye başkan adayları ölse de, istifa etse de aynı başkan adayıyla seçime girmek zorundaymışız. Neden seçim yapıyoruz, neden masraf ediyoruz. O zaman son 10 gün kala rakiplerine herhangi bir şekilde suikast yaptıran belediye başkanı olsun. Böyle bir adalet var mı?" şeklinde konuştu.

İHA

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz
« Önceki Yazılar :|:
film izle - full oyun - film indir en güzel oyunlar Ayışıgı Forum Sitesi Film izle film izle direk sinema izle indirmeden film izle oyun indir islamiyet prefabrik - hidrolik - dekorasyon resimleri - Sinema izle turluhan turluhan köyü internet hizmetleri Chat Chat Chat chat sohbet odaları chat Medyum kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama sohbet sohbet sohbet film izle canlı tv avşa avşa adası avşa ilahiler ilahi indir ilahi ilahi Dinle ilahi Dinle ilahiler mp3 dinle müzik dinle şarkı dinle müzikler dinle Galatasaray porno izle sikiş izle seks tv izle erotik video dizi izle revizyon ile organize matbaacilik brnckvvtmllttrhaberi mynet sohbet ilahi dinle Muhabbet evden eve nakliyat - evden eve nakliyat - diyet listesi dizi izle,yeni bölüm u2 istanbul konseri Cennet - CennetEvi - web tasarım web tasarım