8/5/2009 - Kızıl'ın Hikayesi
İnsanlığın dünyaya ayak basmadığı bir zamanda,deniz diye kızgın kayalar dünya üzerinde dolaşırdı.O zamanlarda da dünya üzerinde yaşam vardı.Bir çoğumuzun şimdiki zamandan tanıdığı üç harfliler. O çağlarda doğa üstü varlıklar olup,güçlerini tutarak yakın gezegenlere gidip gelebiliyorlardı.İlk yaradıldıklarında güçleri,düşünceleri,duruşları kusursuzdu, ta ki kendilerini kusursuz olarak görmeye başladıkları zamana kadar. Dünya;Yaşamın çizgisi bu kaya parçasına konulmuştu,o kusursuz varlıklar bile uzayda dolaşabilir iken dinlenmek için bu kaya parçasına dönmek zorundalardı,diğer gezegenler ya yakıcı derecede sıcak ya da donduracak kadar soğuktu.Dünya onlar için bir dinlenme,hayat kurma yeri idi. Yaradıldıkları ilk zamanlar birbirlerine karşı saygılı,eşler birbirlerine karşı sevgi doluymuş.Zamanla her şey değişmiş,böbürlenme,kibir,bencillik yerini almış.Güçlü olanlar güçsüzleri ezmeye,eşlerini uşak,çocuklarını hizmetçiler gibi görmeye başlamış,yaşlılara sevgi,saygı bitmiş,hor görülmüş ve dünyanın en tenha köşelerine uzaklaştırılmış. Bu yaradalınlardan en güçlülerinden birinin adı Tar imiş.Onlarca eşi yüzlerce çocuğu varmış.Çok despot,kinci,düzenbaz birisi imiş.Kurduğu hakimiyet güçlüymüş.Zalimlik ve despotluk ile rızası olmadan bir kadını kendine eş etmiş ve bu kadından adı Kızıl konan bir çocuğu olmuş. Kızıl alev topu dünya. Bu zamanda büyük karışıklıklar yaşanmakta,güçler birbiri ile zalimce kavga etmekte,güçsüzler,çaresizler kurtuluşu dünyanın en karanlık köşelerine kaçmakta bulmaktaymış. Zalimliğin olduğu yerde nefret doğar. Kızıl dünyaya geldiğinde farklılığıyla göz önüne gelmiş hemen.Daha çocuk iken bile diğerlerinden daha iri ve güçlü,atalarına benzer bir görünüşü varmış.Babası Tar böyle bir çocuk dünyaya getirdiği için kendisi ile daha kibirlenir olmuş.Yıllar geçip Kızıl büyüdükçe Tar'ın düşüncesi değişmiş kibiri öfkeye dönüşmüş. Bölüm II
Kızıl bir kayanın üzerinde yenilginin acısını düşünürken,ilk defa neden sorusunu sordu.Genç bir delikanlı olmasına rağmen gücü,kuvveti bir çok yetişkinden daha üstündü. İlk defa kendisi ile hesaplaşıyordu. "Ben güçlü değilmiydim?Normalde karşımdaki rakibimi kolayca yere serebilirdim,hafife de almadım üstelik.Yanlış olan ne?"
Kendisi ile hesaplaşmaya başladıkça,sorularına cevaplarda almaya başladı.
"Sen bu alemdeki en güçlü varlıksın" dedi iç sesi. "Öyleyim hakikaten babamı bile yenebilecek güçteyim" diye cevapladı Kızıl. "Evet" "Söylermisin ben neden yenildim" "Sen en güçlüsüsün" "Ben en güçlüsüyüm" "Sen öyle güçlüsün ki ,bu kızgın taşları bir vuruşta un ufak edebilirsin" "Evet un ufak edebilirim,benim karşımda dimdik ayakta durabilmelerine imkan yok" "Bu alemdeki bütün varlıkları yensen,ki hepsini de yenebilirsin,söylermisin rakibin kim?" Düşündü Kızıl. "Benim rakibim kim" "En güçlülerini yendin,dağları bile titrettin,güneşe bile haykırdın, en büyük benim diye,düşünebilirmiydin şu anki gibi,en büyük bendim diye" "Ne demek şimdi bu" "Sen en büyüksün" "Anlamıyorum" "Şu andan itibaren düşünmeye başladın" Gülümseme aldı birden Kızıl'ın yüzünü.Cevabı bulmuştu.
Yaşadığı çağda topluluklar kabile gibi yaşarlardı.Kabileler güçlerini göstermek için,her yaş gurubundan en güçlü bireyi arenaya çıkartır birbirleri ile dövüştürürlerdi.Bu dövüşler eğlenceli olduğu kadar ,güç sembolü de oluyordu.Babası Tar, oğlunun ders alması ve kabilelerin nasıl bir oğlana sahip olduğunu görmesi için kendisine uygun olmadığı halde büyük bir rakip seçmiş ve yenilmesini keyif ile de seyretmişti.Kızıl gerçekten güzel dövüşmüş ama daha olgunlaşmadığı için bu dövüşü kaybetmişti.Orada dövüşü seyreden kabilelerde gelecekte nasıl bir rakibin geldiğini görür olmuşlardı.Tar ise doğru bir karar vermenin verdiği güven ile neşelenmişti.
"Sen en güçlüsüsün" "Benim rakibim kim?" "Düşünsene hepsini yensen bile rakibin kim olurdu" "Benim rakibim kim?" "Hepsini yendikten sonra bile,bir rakip aramıyacakmıydın kendine" "Karşımda yenemiyeceğim bir rakip yok.Söylermisin herkesi yendikten sonra rakibim kim olurdu" "Düşün" "Neyi düşünmem lazım" "Bu gücün ve kuvvetin ile 100 yıl sonra kime rakip olurdun?" "Nasıl bir soru bu?" "Cevabı sende biliyorsun düşün sadece"
|