<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<!-- generator="Blogcu.com" -->
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2full.xsl" type="text/xsl"?>
<rss version="2.0">
    <channel>
        <title>www.maviyesilege.com</title>
        <description>maviyesilege</description>
        <link>http://yuzustu.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Wed, 25 Nov 2009 01:07:41 +0100</lastBuildDate>
        <generator>Blogcu.com</generator>
        <image>
            <url>http://img03.blogcu.com/v2/avatars/normal/y/u/z/yuzustu/yuzustu_1254778891.jpg</url>
            <title>EgE efe</title>
            <link>http://www.blogcu.com/kullanici/yuzustu</link>
            <description><![CDATA[Blog sahibi EgE efe Profiline gitmek için tıklayın.]]></description>
        </image>
        <language>tr</language>
        <copyright>Copyright yuzustu - Blogcu</copyright>
        <item>
            <title>Kıyılarıma vuran Sen misin? </title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/kiyilarima-vuran-sen-misin/6398683</link>
            <description><![CDATA[<P align=center><STRONG>Kıyılarıma vuran Sen misin?</STRONG></P>
<IMG id=vBCodeIMG alt="" src="http://img401.imageshack.us/img401/8403/16562524mz9.png" border=0> <BR><I><B><BR><BR>SANA NEYİ ANLATAYIM.. EVET YALNIZIM…</B></I><BR><I><B>Sadece bunu söyleyip susmak isterdim… Ebediyyen susmak. Çünkü canım</B></I><BR><I><B>acıyor… Konuştukça arzuladıkça özledikçe en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.</B></I><BR><I><B>Ruhumu yaktıktan sonra şimdi de damarlarımda dolaşan sensizliğin etimi yakan acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığım ama sevgini orada da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı?</B></I><BR><I><B>Odamın tavanındaki yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin o sonsuz çatlakların altında sen diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümlerimi mi?</B></I><BR><I><B>Şimdi burada değilsin. Ama beni duyabiliyorsun biliyorum. Kapat gözlerini</B></I><BR><I><B>benim için ve dinle n’olur. Çünkü bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var.</B></I><BR><I><B>Seni ait olduğun çevre için değil bana ait olman için değil karşılığında</B></I><BR><I><B>beni sevmeniz için değil. Sadece sen olduğun için sevdiğimi söyleyebilseydim.. Ne zaman sevgine acıksam kendi kalbimi yedim.</B></I><BR><I><B>Kendi etimi.. Aşkımı.. Ruhumu yedim</B></I><BR><I><B>“YÜREĞİMİN EN SAKLI YERİNDE YALNIZCA SENİN ELİN DOLAŞMIŞTI”</B></I><BR><I><B>Seni yollarca şehirlerce uzağından sevdim.</B></I><BR><I><B>Seni kelimelerce şiirlerce yakınından sevdim.</B></I><BR><I><B>Seni dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alıp yazdığın</B></I><BR><I><B>mektuplarca sevdim.</B></I><BR><I><B>Seni umutsuzca beklentisizce hayallerce sevdim uzağından.</B></I><BR><I><B>Zamanla kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için. Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır. Seni sonsuza kadar kaybetmek kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için…</B></I><BR><I><B>Anlamadın mı artık varlığım sana acı vermek için değil sadece seni</B></I><BR>Kaynak: Forum,video,oyun,arcade,ege,izmir,radyo dinle,film izle,Sohbet,Chat,Resimli Şiirler,indir,Resimleri, http://www.maviyesilege.com/showthread.php?t=45570<BR><I><B>sevebilmek için yaşadım ben.. Hala seninle geçireceğim anların telaşıyla tüketir gibi yaşıyorum sensiz geçen günlerimi.. Seninle geçen zaman bir</B></I><BR><I><B>daha tekrarı mümkün olmayan doğaçlama bir melodi gibi benim için. Sanki</B></I><BR><I><B>birlikte yazılmış kaderimizin sayılı dakikalarından an çalıyorum. Öyle</B></I><BR><I><B>birikmişsin ki içimde.. Seni yaşamakla tüketmem seni sıradanlaştırmam mümkün değil. İçime çektikçe çoğalıyorsun sevgili…</B></I><BR><I><B>“Sevgilim beni bensiz bırakma olur mu? Çünkü sen nereye gidersen git ben</B></I><BR><I><B>oradayım. Benim başka gidecek bir yerim yok.</B></I><BR><I><B>Benim senden başka gerçeğim yok. Sende yaşıyorum ben sadece. Senin kalbinin topraklarında yaşıyorum ben. Beni bensiz bırakma olur mu?<BR></B></I><BR>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/kiyilarima-vuran-sen-misin/6398683</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Ben Anadoluyum</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/ben-anadoluyum/5475063</link>
            <description><![CDATA[<br /><br /><br />Ben Anadolu&rsquo;yum Anadolu benim <br />Bir adım Diyarbekir diğeri Van dır benim <br />Dinamitlerseniz Tend&uuml;reği, Nemrutu, Ağrı&rsquo;yı <br />Hasretinden &ouml;l&uuml;r Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat tıpkı benim gibi<br /><br />Ne Edirne yaşar bensiz ne de ben yaşarım Ardahan &rsquo;sız...<br />Kim ne derse desin ben bu cennet vatanımda yaşarım <br />İllaki vatanıma nifak tohumu atanlarla savaşırım <br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml;: Ben Munzurum ben Dersimim ben Anadolu&rsquo;yum <br /><br /><br />G&uuml;n doğduk&ccedil;a yeşerir kardelenleri S&uuml;phan&rsquo;nın <br />&Ouml;l&uuml;ms&uuml;zleşir yazdın mı destanlarla bir bir İstanbul&rsquo;u <br />Y&uuml;kseldi mi minarelerde huzur dolu ezanlar...<br />Kimisi kıyamda kimisi r&uuml;k&ucirc;da kimisi secdededir Anadolu&rsquo;mda <br /><br />Ne zaman ki can &ccedil;ıkarsa bu bedende <br />Duyarsın feryadını Zigana dağının <br />G&ouml;zyaşı d&ouml;ker Hatay, y&uuml;reği sızlar Sinop&rsquo;un <br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml;: Ben Anadolu&rsquo;yum, Anadolu benim...<br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/ben-anadoluyum/5475063</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Tokat</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/tokat/5475054</link>
            <description><![CDATA[<br />&Ccedil;ok ağır bir tokat yeriz bazen<br />Nereden geldiğini anlayamayız<br />D&ouml;n&uuml;p bakarız etrafa ama nafile<br />&Ccedil;ok ge&ccedil;tir kimin attığını &ouml;ğrenmek i&ccedil;in<br />Ama acısı oturmuştur y&uuml;reğimize<br />Bu tokat gizli bir tokattır<br />Hayatın vurduğu kocaman bir sille<br />Acımasızca acıtmıştır canımızı<br />Hepimizin bir d&ouml;nem<br />Bazende hayat boyu<br />Karşılığını veremeyiz<br />Karşımızda yoktur &ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil;kimse<br />Acıları &ccedil;eker<br />Yolumuza devam ederiz yine..<br /><br /><br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/tokat/5475054</guid>
        </item>
        <item>
            <title>özleme beni</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/ozleme-beni/5475040</link>
            <description><![CDATA[Ben seni &ouml;zlemiyorum ki?<br /><br />Sabahlara mahmur g&ouml;zlerimle<br />Yarım uyanmıyorum<br />Yastığımın yalnız kalan tarafında <br />Aramıyor seni ellerim<br />Unutsam da,<br />Sofraya tek bardak koymam gerektiğini<br />&Ccedil;ayı iki kişilik demlemiyorum ki?<br /><br />İki saat bekleyeceğim kapıda s&ouml;ylentimle<br />Elimde havlumla ve diş macunumla <br />Ge&ccedil;miyorum koridorları<br />Tamam!<br />Bazen bekliyorum <br />Sanki &ccedil;ıkacaksın gibi kapıdan ama..<br />Beklemiyorum iki saat işte?<br /><br />Elimde soğumuş bardakla<br />Dalıp gitmiyorum karşımdaki sandalyeye...<br /><br />Bitiremiyorum ama,<br />İlk lokmasında boğazıma d&uuml;ğ&uuml;mlenen<br />Kızarmış ekmeklerin artık hepsi benim!<br />Rafadan olmamış yumurtalar k&uuml;sm&uuml;yor artık sofraya<br /><br />Aynalar rahat<br />Kimse "nasıl &uuml;zerimdekiler" diye dalaşmıyor karşısında<br />Kapı eşikleri yanlız<br />Misafir varmış gibi <br />Tonla ayakkabı bırakılmadı bitişiğinde.<br /><br />Kapıcı hala sabaha iki sıcak simit getirse de<br />Kedim paylaşıyor benimle.<br /><br />Sahilde ge&ccedil;en zamanda<br />Akreple yelkovan kavga etmiyor artık!<br />Eskisi gibi hızlıca koşuşturmuyorlar<br />Olabildiklerince ağır,<br />Tamam!<br />Bazen <br />"Hayatım g&uuml;neş nasıl vurmuş dalgalara" <br />Diye d&ouml;nse de başım<br />Kaldırımdaki boş banklar onaylıyor beni.<br /><br />Sayfa aralarında unuttuğum, <br />G&uuml;l dalı ayra&ccedil;larım d&ouml;k&uuml;lm&uuml;yor artık,<br />Bol bol okuyorum artık yarım bıraktığım romanları.<br /><br />"Eve ge&ccedil; kaldım" telaşesinden kurtuldu ayaklarım<br />Yemeği yetiştirme hengamesiyle &ccedil;arptığım<br />Evin k&ouml;şe bentleri rahat.<br />Televizyonun karşısındaki t&uuml;m yastıklar benim.<br />Tamam,<br />Bazen boncuk ge&ccedil;erken değiyor sa&ccedil;larıma<br />Sessizce<br />"Sen mi geldin!!" <br />Sevincine doğrulan başımı<br />G&ouml;zlerim sıvazlıyor.<br />Artık t&uuml;m pınarlarımı kurutacak<br />Filimler benim!<br /><br />Vitrininden<br />"Bir tanesini alalım ne olur" diye ge&ccedil;ip<br />Senin l&uuml;zumsuz g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n abajurları da aldım!<br />Ev m&uuml;ze aydınlığına d&ouml;nse de<br />Artık korkmuyorum, <br />Tonla seslerin &ccedil;ıktığı gece karanlığından.<br /><br />Senli şarkılara eşlik etmiyorum <br />Boğazıma takılıyor notalar,<br />O y&uuml;zden artık komşularımız rahat.<br /><br />Giderken kazağını unutmuşsun <br />Bazen,<br />Benimkilerden diye <br />Karıştırıp giyiyorum<br />Ama &ouml;zlemekle alakası yok!<br />Avunmakla da!<br />Sadece dalgınlığımdan.<br /><br />Hani bir parf&uuml;m sormuştun bana?<br />Sevmemiştim, <br />Kokusu kalıcı değil demiştim <br />Sen yine de almıştın ya hani?<br />Şaşıyorum,<br />Kokusu hala kokunla kazağında.<br /><br />Dedim ya,<br />Ben seni &ouml;zlemiyorum!<br />Aramıyorum varlığını da.<br /><br />Tuttuğun takımın ma&ccedil;larına bakıyorum bazen<br />Yenildiğinde ne &ccedil;ok seviniyorum!<br />&Ouml;zg&uuml;rce "yaşasın" diye haykırıyorum<br />Kızardın,<br />Kızamıyorsun ya nasılsa!<br /><br />Sarı lacivertli bardağını da<br />Sevmediğin komşumuzun oğluna verdim<br />Verirken duraksadım ama,<br />İnşallah kırar diye<br />Verdim!<br />&Ccedil;ok kız(r)gın olsam da<br />Kıramadım nasılsa.<br /><br />Uykum var,<br />Bu saatlerde sabaha hazır olayım diye<br />Tıraş olurdun.<br />O gıcık makine cızırtısı da yok aslında.<br />&Ccedil;ok kısmana rağmen sesini<br />Beynimin i&ccedil;inde bando mızıka &ccedil;alan<br />Tv'de kapalı.<br />Sende uyumamışsındır <br />Bir t&uuml;rl&uuml; yastıkta yer bulamazsın<br />Zavallı yorganın.<br />Acıyorum o &ouml;rt&uuml;ye<br />Kesin savaş alanından &ccedil;ıkmış gibidir<br />Hem niye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum ki?<br />Deli olmam gerek<br />B&uuml;t&uuml;n yorgan benim nasılsa!<br />Gece uyandığımda<br />Yerime i&ccedil;ip boş bıraktığın bardakta sağlam!<br /><br />Bak!<br />Hi&ccedil; &ouml;zlemiyorum işte seni!<br />Sende &ouml;zleme beni<br />Hemde hi&ccedil;!<br /><br /><br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/ozleme-beni/5475040</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Geçmişten Bugüne</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/gecmisten-bugune/5475030</link>
            <description><![CDATA[<h1></h1>Kışa yaklaşırken,usul usul 30 ağustos i&ccedil;in trompetlerini vurmaya devam eden gen&ccedil;lerin" yaz bitiyor " telaşıydı kulaklara gelen sesler.Yapraklar sararmaya y&uuml;z tutmuş,yollar g&uuml;nbeg&uuml;n ıslaktı.Karıncaların coştuğu bu zamanda sokaklar, okula yeni kaydolan &ccedil;ocukların sevin&ccedil; &ccedil;ığlıklarıyla doluydu.Her g&uuml;n bir &ccedil;ocuk okul &ccedil;antası elinde sokaklarda gezer diğerlerine caka satardı.<br />İşte Hasan' da okul yaşı gelen &ccedil;ocuklardan biriydi.Hasanlar fakirdi.&Ouml;yle ki babası n&uuml;fus c&uuml;zdanı &ccedil;ıkartmaya bile bir ka&ccedil; kuruş ayıramamıştı hen&uuml;z.Her g&uuml;n yarısı s&uuml;p&uuml;rge otuyla dolu buğday torbalarını d&uuml;kkan d&uuml;kkan dolaştırır satmaya uğraşırlardı.Yaz boyu sadece bir kısmını satabilmişlerdi zaten.<br />Hasan'da okula gidecek &ccedil;ocukları g&ouml;r&uuml;yor,o da bu heyecanla yanıp tutuşuyordu.Ger&ccedil;i biliyordu, babasının parası yoktu ama olsun yine de istiyordu okula gitmeyi.Komşunun oğlu Mehmet'le Osman'ın bir olup onun fakirliğiyle alay etmeleri bir yana okula gideceklerini kurumlana kurumlana s&ouml;ylemeleri onun canını sıkmıştı.<br />Babasına s&ouml;ylemeliydi.Evet, ne olursa olsun s&ouml;ylemeliydi.&Ouml;yle planlar ge&ccedil;iyordu ki o k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k aklından.<br />Bir gece m&uuml;sait zamanı bulup babasına i&ccedil;ini kavuran derdin sebebini haykırdı:<br />-Baba, beni okula g&ouml;ndersene.Ha, baba n'olur!<br />Babası afallamıştı tabi olarak.Yiyecek parası bulamazken ,hatta Hasan'ın bunu iyi bildiğinden haberi vardı,nerden &ccedil;ıkarmıştı bu okul meselesini...<br />-Tamam oğlum,bakarız.<br />Ertesi hafta Hasan'ın ısrarlarına dayanamayan babası onu okula g&ouml;t&uuml;rd&uuml; .Kayıt yaptırmak i&ccedil;in memurun odasını buldular.Memurun i&ccedil;ten tavırları Hasan'ı daha da istekli kılmıştı:<br />-Hoşgeldiniz.Tamda iki kişi i&ccedil;in kayıt kaldı.<br />Onlardan &ouml;nce gelen bir adam &ccedil;ocuğunu kaydettirmiş acele acele &ccedil;ocuğunun kolunu &ccedil;ekiştirirken o arada &ccedil;ocuk Hasan'a g&uuml;lm&uuml;şt&uuml;.<br />Hasan'ın heyecanı bir kat daha artmıştı.İşte oluyordu.G&uuml;nlerdir hayalini kurduğu okula kavuşuyordu.<br />Birden i&ccedil;ine bir alev gibi işleyen sesi duydu:<br />-N&uuml;fus c&uuml;zdanı,kayıt parası...<br />" Ne ,kayıt parası mı?"<br />N&uuml;fus c&uuml;zdanı neyse de kayıt parası Hasan'ın k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k y&uuml;reğini paralamıştı.O k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k kalbinin buna dayanamayacağı apa&ccedil;ıktı.Birden babasının elinden fırladı,sokağa doğru koştu.İşte o sırada bir vasıta ona &ccedil;arptı,kendinden ge&ccedil;mişti...<br /><br />Yirmi yedi yıl sonra...<br /><br />Orta halli bir adam &ccedil;ocuğunun elini-sanki ka&ccedil;ırmak istemezmiş&ccedil;esine-sımsıkı tutuyordu.Adamın topalladığı ve bir kolunun sakat olduğu apa&ccedil;ıktı.Onu &ouml;yle g&ouml;ren k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğa yaslanıyor sanırdı.Herhalde bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k okula yeni başlayacaktı.Yıllardır değişmeyen okulda memurun odasını kolayca buldular.Biraz sohbetten sonra memurun i&ccedil;leri sızlatan sesi okul duvarlarından aksetti:<br />-N&uuml;fus c&uuml;zdanı,kayıt parası...<br /><br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>hikaye</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/gecmisten-bugune/5475030</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Kızıl&amp;#39;ın Hikayesi</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/kizil-in-hikayesi/5475004</link>
            <description><![CDATA[<br /><br />İnsanlığın d&uuml;nyaya ayak basmadığı bir zamanda,deniz diye kızgın kayalar d&uuml;nya &uuml;zerinde dolaşırdı.O zamanlarda da d&uuml;nya &uuml;zerinde yaşam vardı.Bir &ccedil;oğumuzun şimdiki zamandan tanıdığı &uuml;&ccedil; harfliler.<br />O &ccedil;ağlarda doğa &uuml;st&uuml; varlıklar olup,g&uuml;&ccedil;lerini tutarak yakın gezegenlere gidip gelebiliyorlardı.İlk yaradıldıklarında g&uuml;&ccedil;leri,d&uuml;ş&uuml;nceleri,duruşları kusursuzdu, ta ki kendilerini kusursuz olarak g&ouml;rmeye başladıkları zamana kadar.<br />D&uuml;nya;Yaşamın &ccedil;izgisi bu kaya par&ccedil;asına konulmuştu,o kusursuz varlıklar bile uzayda dolaşabilir iken dinlenmek i&ccedil;in bu kaya par&ccedil;asına d&ouml;nmek zorundalardı,diğer gezegenler ya yakıcı derecede sıcak ya da donduracak kadar soğuktu.D&uuml;nya onlar i&ccedil;in bir dinlenme,hayat kurma yeri idi.<br />Yaradıldıkları ilk zamanlar birbirlerine karşı saygılı,eşler birbirlerine karşı sevgi doluymuş.Zamanla her şey değişmiş,b&ouml;b&uuml;rlenme,kibir,bencillik yerini almış.G&uuml;&ccedil;l&uuml; olanlar g&uuml;&ccedil;s&uuml;zleri ezmeye,eşlerini uşak,&ccedil;ocuklarını hizmet&ccedil;iler gibi g&ouml;rmeye başlamış,yaşlılara sevgi,saygı bitmiş,hor g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş ve d&uuml;nyanın en tenha k&ouml;şelerine uzaklaştırılmış.<br />Bu yaradalınlardan en g&uuml;&ccedil;l&uuml;lerinden birinin adı Tar imiş.Onlarca eşi y&uuml;zlerce &ccedil;ocuğu varmış.&Ccedil;ok despot,kinci,d&uuml;zenbaz birisi imiş.Kurduğu hakimiyet g&uuml;&ccedil;l&uuml;ym&uuml;ş.Zalimlik ve despotluk ile rızası olmadan bir kadını kendine eş etmiş ve bu kadından adı Kızıl konan bir &ccedil;ocuğu olmuş.<br />Kızıl alev topu d&uuml;nya.<br />Bu zamanda b&uuml;y&uuml;k karışıklıklar yaşanmakta,g&uuml;&ccedil;ler birbiri ile zalimce kavga etmekte,g&uuml;&ccedil;s&uuml;zler,&ccedil;aresizler kurtuluşu d&uuml;nyanın en karanlık k&ouml;şelerine ka&ccedil;makta bulmaktaymış.<br />Zalimliğin olduğu yerde nefret doğar.<br />Kızıl d&uuml;nyaya geldiğinde farklılığıyla g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne gelmiş hemen.Daha &ccedil;ocuk iken bile diğerlerinden daha iri ve g&uuml;&ccedil;l&uuml;,atalarına benzer bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml; varmış.Babası Tar b&ouml;yle bir &ccedil;ocuk d&uuml;nyaya getirdiği i&ccedil;in kendisi ile daha kibirlenir olmuş.Yıllar ge&ccedil;ip Kızıl b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e Tar'ın d&uuml;ş&uuml;ncesi değişmiş kibiri &ouml;fkeye d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş.<br />B&ouml;l&uuml;m II<br /><br />Kızıl bir kayanın &uuml;zerinde yenilginin acısını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken,ilk defa neden sorusunu sordu.Gen&ccedil; bir delikanlı olmasına rağmen g&uuml;c&uuml;,kuvveti bir &ccedil;ok yetişkinden daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;.<br />İlk defa kendisi ile hesaplaşıyordu.<br />"Ben g&uuml;&ccedil;l&uuml; değilmiydim?Normalde karşımdaki rakibimi kolayca yere serebilirdim,hafife de almadım &uuml;stelik.Yanlış olan ne?"<br /><br />Kendisi ile hesaplaşmaya başladık&ccedil;a,sorularına cevaplarda almaya başladı.<br /><br />"Sen bu alemdeki en g&uuml;&ccedil;l&uuml; varlıksın" dedi i&ccedil; sesi.<br />"&Ouml;yleyim hakikaten babamı bile yenebilecek g&uuml;&ccedil;teyim" diye cevapladı Kızıl.<br />"Evet"<br />"S&ouml;ylermisin ben neden yenildim"<br />"Sen en g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;s&uuml;n"<br />"Ben en g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;y&uuml;m"<br />"Sen &ouml;yle g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n ki ,bu kızgın taşları bir vuruşta un ufak edebilirsin"<br />"Evet un ufak edebilirim,benim karşımda dimdik ayakta durabilmelerine imkan yok"<br />"Bu alemdeki b&uuml;t&uuml;n varlıkları yensen,ki hepsini de yenebilirsin,s&ouml;ylermisin rakibin kim?"<br />D&uuml;ş&uuml;nd&uuml; Kızıl.<br />"Benim rakibim kim"<br />"En g&uuml;&ccedil;l&uuml;lerini yendin,dağları bile titrettin,g&uuml;neşe bile haykırdın, en b&uuml;y&uuml;k benim diye,d&uuml;ş&uuml;nebilirmiydin şu anki gibi,en b&uuml;y&uuml;k bendim diye"<br />"Ne demek şimdi bu"<br />"Sen en b&uuml;y&uuml;ks&uuml;n"<br />"Anlamıyorum"<br />"Şu andan itibaren d&uuml;ş&uuml;nmeye başladın"<br />G&uuml;l&uuml;mseme aldı birden Kızıl'ın y&uuml;z&uuml;n&uuml;.Cevabı bulmuştu.<br /><br />Yaşadığı &ccedil;ağda topluluklar kabile gibi yaşarlardı.Kabileler g&uuml;&ccedil;lerini g&ouml;stermek i&ccedil;in,her yaş gurubundan en g&uuml;&ccedil;l&uuml; bireyi arenaya &ccedil;ıkartır birbirleri ile d&ouml;v&uuml;şt&uuml;r&uuml;rlerdi.Bu d&ouml;v&uuml;şler eğlenceli olduğu kadar ,g&uuml;&ccedil; sembol&uuml; de oluyordu.Babası Tar, oğlunun ders alması ve kabilelerin nasıl bir oğlana sahip olduğunu g&ouml;rmesi i&ccedil;in kendisine uygun olmadığı halde b&uuml;y&uuml;k bir rakip se&ccedil;miş ve yenilmesini keyif ile de seyretmişti.Kızıl ger&ccedil;ekten g&uuml;zel d&ouml;v&uuml;şm&uuml;ş ama daha olgunlaşmadığı i&ccedil;in bu d&ouml;v&uuml;ş&uuml; kaybetmişti.Orada d&ouml;v&uuml;ş&uuml; seyreden kabilelerde gelecekte nasıl bir rakibin geldiğini g&ouml;r&uuml;r olmuşlardı.Tar ise doğru bir karar vermenin verdiği g&uuml;ven ile neşelenmişti.<br /><br />"Sen en g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;s&uuml;n"<br />"Benim rakibim kim?"<br />"D&uuml;ş&uuml;nsene hepsini yensen bile rakibin kim olurdu"<br />"Benim rakibim kim?"<br />"Hepsini yendikten sonra bile,bir rakip aramıyacakmıydın kendine"<br />"Karşımda yenemiyeceğim bir rakip yok.S&ouml;ylermisin herkesi yendikten sonra rakibim kim olurdu"<br />"D&uuml;ş&uuml;n"<br />"Neyi d&uuml;ş&uuml;nmem lazım"<br />"Bu g&uuml;c&uuml;n ve kuvvetin ile 100 yıl sonra kime rakip olurdun?"<br />"Nasıl bir soru bu?"<br />"Cevabı sende biliyorsun d&uuml;ş&uuml;n sadece" <br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>hikaye</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/kizil-in-hikayesi/5475004</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Bitanem&amp;#39;e </title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/bitanem-e/5474981</link>
            <description><![CDATA[<p title="43543" id="siir_y">Seni &ouml;yle &ccedil;ok seviyorum ki....İnan seni d&uuml;ş&uuml;nmeden ge&ccedil;en bir saatim bile yok.Her saatim,her dakikam,hatta her saniyem seni d&uuml;ş&uuml;nmekle ge&ccedil;iyor.Aynı zamanda da sensiz ge&ccedil;miyor.Ben de her sevgili gibi senin ellerini tutmak,g&ouml;zlerinin ta i&ccedil;ine bakmak istiyorum...Ne zaman sa&ccedil;larına dokunabileceğim?Ne zaman omzuna başımı dayayıp uyuyabileceğim?&Ouml;nceleri uzakta olman bana bir şey ifade etmezdi.Anlayacağın pek te takmazdım.Ama şu an bilsen ne &ccedil;ok istiyorum beraber dolaşıp beraber gezmeyi..Seninle beraber konuşurken,senin varlığını hissederken &ouml;yle bir huzur var ki i&ccedil;imde...Yalnız başkalarından değil de senden kaynaklanan bir korku var i&ccedil;imde...<br /><br />Ya sen beni,benim seni sevdiğim kadar sevmiyorsan?Ya aşkımız biterse?Bunun gibi korkular işte.Aklıma getirmemeye &ccedil;alışıyorum,ama olmuyor,yapamıyorum...Her şeye rağmen seni &ccedil;ok &ccedil;ok &ccedil;ok sevdiğimi ve her şeyden sakınıp kıskandığımı,seni hi&ccedil; kimseyle paylaşamayacağımı bilmeni istiyorum.Unutma yanında olmasam bile kalbim hep seninle.Bu kalbim seni bırakmaz,bırakamaz asla!!! <br /></p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>hikaye</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/bitanem-e/5474981</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Karşılıksız Sevgi</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/karsiliksiz-sevgi/5474976</link>
            <description><![CDATA[<h1></h1><p id="siir_xy">Kader bir g&ouml;z&uuml; olmayan &ccedil;alışmaktan beli kambur olmuş bir oğluyla yaşayan bir bayandır.Hayatta sadece Mehmet'i vardır. Onun i&ccedil;in yaşar onun i&ccedil;in &ccedil;alışır. G&ouml;z&uuml;n&uuml;n olmaması sebebeyle dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml; insanları biraz korkutmaktadır. Mehmet ise annesinin dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş&uuml;nden hep rahatsız olmuş toplumda ondan utanmıştır.Kader Mehmet'in okulunda hademe olarak &ccedil;alışmaktadır. Mehmet ise korkun&ccedil; g&ouml;r&uuml;n&uuml;şl&uuml; hademenin annesi olduğunu hi&ccedil;bir arkadaşına s&ouml;ylememiştir.Bir g&uuml;n Kader Mehmet'in sınıfına gelir ve &ouml;ğretmen Nil&uuml;fer hanım ile Mehmet'in durumu hakkında konuşurlar. Mehmet ise annesini tanımamazlıktan gelir sonra Mehmet'in arkadaşları dalga ge&ccedil;meye başlarlar. Mehmet s&uuml;rekli bu durumdan rahatsız olur ve canı sıkılır annesine sinirlenmektedir. Kendisinin neden annesi olduğunu onu sevmediğini onunla yaşamak istemediğini onun kendisini s&uuml;rekli rezil ettiğini s&ouml;yler.Kader &ouml;lseydi de bunları duymasaydı o kadar &ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;rki hastalanır. &Ccedil;ok canı sıkılır canın kendi oğlunun b&ouml;yle s&ouml;ylemesine... <br />Mehmet okulu bitince hemen yurt dışına okumaya gider aradan yıllar yıllar ge&ccedil;er okulu biter evlenir &ccedil;ocuğu olur bunlar olurken ise annesini hi&ccedil; g&ouml;rmez arayıp sormaz eksikliğini &ccedil;ok hisseder ama onun o dış g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; aklına gelince vazge&ccedil;er. Sonra bir g&uuml;n kapı &ccedil;alar Mehmet oğlu 5 yaşındaki oğlu Ali kapıyı a&ccedil;ar ve karşısında Kader'i g&ouml;r&uuml;nce korkup ka&ccedil;ar ve baba baba diye bağarır Mehmet kapıya gelince şok olur yıllardır arayıp sormadığı merak bile etmediği annesi sonunda onu bulmuştur.Mehmet annesine bağarır Aliyi korkuttuğu i&ccedil;in sonra sen niye geldin beni tekrar rezil etmek i&ccedil;in mi diye annesini kapıdan kovar. Aradan aylar ge&ccedil;er Mehmet r&uuml;yasında annesini g&ouml;r&uuml;r ve meraklanır ona yaptığının k&ouml;t&uuml; bir şey olduğunu anlar ve evlerine onu bulmaya gider.Eve gittiğinde kapıyı a&ccedil;an olmamıştır. Tam giderken yan komşuları &ccedil;ıkar dışarı kadın Mehmet'i seneler sonra tanıyamaz. Mehmet'e kimi arıyorsunuz deyince Mehmet Kader Hanımı o benim annem der. Kadın sen Mehmet misin? Der . Mehmet evet annem nerede deyince kadın Mehmet'i evine davet eder ve anlatmaya başlar. Kader hanımın vefat ettiğini ve kendisine vermesi i&ccedil;in bir zarf bıraktığını s&ouml;yler ve zarfı verir.Mehmet telaşla zarfı a&ccedil;ar ve i&ccedil;inde bir beyaz kağıda el yazısıyla y azılmış annesin mektubu alır ve okumaya başlar.<br /><br />Sevgili oğlum,<br /><br />Senden her şey i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dilerim seni s&uuml;rekli rezil ettim arkadaşlarını alay konusu oldum seni utandırdım bunları isteyerek yapmamıştım. Sonra sen uzaklara gittin benden senelerce aradım seni her yerde seni &ccedil;ok &ouml;zlemiştim s&uuml;rekli ağlıyordum senden ayrı olduğum i&ccedil;in ve giderek &uuml;z&uuml;nt&uuml;den hastalandım sonunda adresini bulmuştum oğlum yanına geldiğimde torunum benden korkup ka&ccedil;tı &ouml;z&uuml;r dilerim oğlum oğlunu korkutmak istememiştim.Seni her zaman &ccedil;ok sevdim oğlum.Şunu bilmeni isterim oğlum sen 2 yaşındayken babanla beraber bir trafik kazası ge&ccedil;irdiniz baban o kazada &ouml;ld&uuml; oğlum sen ise kazada bir g&ouml;z&uuml;n&uuml; kaybettin &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m oğlum senin bir g&ouml;zle b&uuml;y&uuml;meni istemedim ve kendi g&ouml;z&uuml;m&uuml; sana verdim.Ameliyat başarılı olunca d&uuml;nyanın en mutlu annesiydim artık senin i&ccedil;in yaşadım olum sen benden s&uuml;rekli utandım &ouml;mr&uuml;m az kaldı oğlum &ouml;leceğimi hissediyorum eşinle ve torunlarınla mutlu bir hayat s&uuml;rmeni temenni ediyorum <br /><br />Annen Kader<br /><br />Mehmet bu yazıyı okuyunca h&uuml;ng&uuml;r h&uuml;ng&uuml;r ağlamaya başladı annem &ouml;z&uuml;r dilerim annem diye işte anneler evlatlarına gerekirse g&ouml;z&uuml;n&uuml; bile verir ama evlat annesinden utanır annesinin kendisini rezil ettiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r ama şunu bilmezler ki d&uuml;nyadaki tek karşılıksız sevgi ana sevgisidir....<br /></p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>hikaye</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/karsiliksiz-sevgi/5474976</guid>
        </item>
        <item>
            <title>olurya birgün</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/olurya-birgun/5474968</link>
            <description><![CDATA[<br /><br />Zamana bıraktık her şeyi, mutluluk namına, sevin&ccedil; namına, sevi namına<br />her şeyi yaşadığımız sadece g&ouml;z yaşında, acıda kaldı hep zaman istendi bizden<br />oysa zaman yoktu ki bizde biz zamanın gerisinde kalmıştık birka&ccedil; g&uuml;zel g&uuml;nde<br />belki anda kalmıştık ama anlayan olmadı. Hep bekledik sevdiklerimizi belki<br />anlarlar diye ve elimizde kalan yine beklemek oldu.<br />En g&uuml;zel hayallerimizi, isteklerimizi, belki d&uuml;şlediğimiz en k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir <br />şeyi paylaşma arzusunu hep yarınlara attık. Belki tek bir s&ouml;z&uuml;, bir g&uuml;l&uuml;ş&uuml;.......<br />Kısaca birikti i&ccedil;imizde d&uuml;ş&uuml;nceler sonra nereden başlayacağımızı bilemedik<br />uzun uzun sustuk duygularımızı kelimelere d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde ise bulamadık<br />s&ouml;yleyecek kimseleri.<br />Hep kendimizden bir şeyler verdik hi&ccedil; bir şey almadan y&uuml;reğimizi <br />koyduk ortaya, d&uuml;şt&uuml;k peşine gittik gide bildiğimiz kadar g&uuml;lenler oldu belki<br />anlayan olmasa da yine gittik verdik g&ouml;nl&uuml;m&uuml;z&uuml; sevdiğimize geride sadece<br />k&ouml;hne bir can kaldı isteyen olsa onuda versek dedik.<br />Boşverin dediler sevgiye, inanca, boşveremedik sevdiklerimize, <br />yaşamaya boşverdik, g&uuml;lmeye boşverdik &ccedil;oğu zaman y&uuml;reğimizde bir sancı <br />oldu, hasret oldu, &ouml;zlem oldu aylarca uykusuzluk &ccedil;ektik, g&ouml;zyaşı d&ouml;kt&uuml;k ama<br />hepsini yarin tek g&uuml;l&uuml;ş&uuml;nde, tek bir bakışında kaybettik ama unutmadık ,<br />unutturmadılar bize hep yeniden tattırdılar acıyı g&ouml;z yaşını...<br />Sonra yaşamak g&uuml;zel diyorduk her şeye rağmen umudumuzu yitirmedik<br />hep g&uuml;zel g&uuml;nlere dedik yakındır dedik sadece b&ouml;yle dedik ve dilimizde kaldı.<br />Varlıkla yokluk arasında gidip geldik kimi zaman yok saydılar bizi duygularımızı d&uuml;ş&uuml;ncelerimizi yani varlığımızı yok saydılar.Yinede varız dedik olacaksak <br />duygularımızla, sevgimizle, inancımızla varız dedik dur dediler.<br />Umursamadılar kimi zaman kırdılar kalbimizi bin par&ccedil;aya, yinede <br />yapamadık onlarsız hep yeniden başladık, g&uuml;lmek i&ccedil;in, yaşamak i&ccedil;in ne g&uuml;lmek<br />ne yaşamak i&ccedil;in, g&uuml;lerek yaşamak i&ccedil;in.......<br />Gel gelelim sevgiye sevdik, sevdik hep sevdik sevilmedik yine sevdik<br />harbi sevdik d&uuml;r&uuml;st sevdik &ccedil;ocuk&ccedil;a, saf&ccedil;a sevdik Allah'ına kadar sevdik <br />bilmedik acı vereceğini, bilemezdik sevilmeyeceğimizi zaten d&uuml;ş&uuml;nmedikte<br />Bu yaşadıklarımız bir şeylerin bedelidir belki dedik yada yaşadıklarımızın<br />bir bedeli vardır belki dedik.Ger&ccedil;ek mutluluk emekten, g&ouml;zyaşından acıdan<br />ge&ccedil;er dedik, &ouml;ğrendik &ouml;yle inandık.<br />Hatamıydı, g&uuml;nahmıydı, su&ccedil;muydu bilemedik olsun &ouml;lsek yine severdik. <br />Olur ya bir g&uuml;n.............................. <br /><br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/olurya-birgun/5474968</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Seni Düşündükçe</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/seni-dusundukce/5474965</link>
            <description><![CDATA[<h1></h1>Bir keder dağıtır, denizin dalgaları.<br />Sakin sakin esen r&uuml;zgar, elemleri getirir.<br />Martılar sesinde duyarın hislerimi.<br />Kalbime vurur g&uuml;neşin ışıkları,<br />Ta derinlere.<br /><br />Romantik bir havaya b&uuml;r&uuml;n&uuml;r g&ouml;ky&uuml;z&uuml;.<br />Yağmurda ıslanasın gelir;<br />Seni D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k&ccedil;e...<br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/seni-dusundukce/5474965</guid>
        </item>
        <item>
            <title>seni seviyorum</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/seni-seviyorum/5474958</link>
            <description><![CDATA[<h1></h1>bu kadar kolay unutulurmu ınsan... <br />bişr masal alemınde değilizkı yedı c&uuml;celer prenseslerını kollasın ve prenseslerını hep sevsınler...<br />biliyormusun ne yedı cuceler artık sadık prenseslerıne<br />nede<br />prenseslerını sevıorlar...<br /><br />saf ve temız duygularla geldım karsına.Senı deli gibi seviorum şimdi.yha sende benı sev yha da elıne bır sılah al ve benı hedef yap karsında.hedefte 12 noktası kalbım olsun eger tutturursan yasatırsın benı ama bıde tutturamazsan ıste o saman bedenımı alırsın <br />kalbıme kursun gırmes guselım cunku o senın sevgınle kapanmıs durumda .<br />o guzel gozlerını unutmadımkı hıc o gusel saclarını o melek gıbı yuzunu unuturmuyum ben guselım unuturmuyum.<br /><br />bir g&uuml;n duyarsan zonguldaktan izmitli bir cocuk &ouml;lm&uuml;ş zonguldaklı kızın arkasından ıste o ben olurum yha senın hasretınden olmusundur yha da sevgınden ıste gulum ben sensız buyum yha gel ol benımle bırıkte yhada gel vur benı sınemden..... <br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/seni-seviyorum/5474958</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Kaybolan Sevginin Öyküsü</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/kaybolan-sevginin-oykusu/5474953</link>
            <description><![CDATA[<h1></h1>&Ouml;yle hoyrattı ki sevgiyi kullanırken... Hi&ccedil; bitmeyecek sandı, savurganlıkla, dikkatsizce kullandı sevgiyi. Sonsuz sevgi bulduğunu sanıyor, "Ne yapsam bitmez" diyordu. Vurdu, kırdı, canını acıttı. Yaprak yaprak d&ouml;k&uuml;ld&uuml; sevgi, damla damla ağladı. Kimse g&ouml;rmedi.<br />Her g&uuml;n biraz daha azaldı. Her verdiği damlada biraz daha t&uuml;kendi. Damla verdi &ccedil;&uuml;nk&uuml; korktu sevgi. Bu kadar acımasızca harcandığını g&ouml;r&uuml;nce korktu. Damla damla verdi ki, &ccedil;abuk t&uuml;kenmesin diye. &Ouml;z&uuml;nde o damlalar kocaman okyanuslar oluşturuyordu aslında. Kimse bilemedi bunu. <br />Kimseye s&ouml;yleyemedi ne kadar &ccedil;ok olduğunu. K&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k g&uuml;zelliklerle aslında kat be kat arttığını. Giden her damlanın yerine y&uuml;zlerce damla eklediğini s&ouml;yleyemedi. Korktu...<br />Eklenmeyince artık &uuml;zerine, varlığını arttıracak minicik g&uuml;zellikleri de bulamayınca t&uuml;kenmeye başladı. Bir tek sevgi biliyordu bitmek &uuml;zere olduğunu. S&ouml;ylemedi kimselere. Artık o da bitmek istiyordu zaten. Yorulmuştu dayanmaya &ccedil;alışmaktan. <br />Verecek son damlası kaldığında; i&ccedil;inde başaramamanın acısı, dudaklarında yorgun bir g&uuml;l&uuml;mseme bırakıverdi sımsıkı tutunduğu y&uuml;reğin ellerini. Tek bir damla g&ouml;zyaşı olarak aktı gitti sonsuzluğa...<br /><br /><br /><br /><br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/kaybolan-sevginin-oykusu/5474953</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Yolun Sonu</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/yolun-sonu/5474931</link>
            <description><![CDATA[<h1></h1><p id="90561">Hedefler insanın hayatına y&ouml;n veren olgulardır.Onlar bizim hayatımızın neresinde duracağımızı g&ouml;sterir,yaşamın bize kazandırabileceği g&uuml;zellikleri d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;r.<br />Her yaşta insanın her doğrultuda bir hedefi vardır.Tıpkı bir bebeğin y&uuml;r&uuml;me hedefine ulaşması i&ccedil;in emekleme &ccedil;abaları gibi,tıpkı 7 yaşındaki bir &ccedil;ocuğun okumayı s&ouml;kebilmesi i&ccedil;in harfleri tek tek &ouml;ğrenmesi gibi,tıpku biizm yaşımızdaki bir gencin &uuml;niversite giriş sınavını kazanmasını hedeflamesi gibi..<br />İnsanlar prtaya bir hedef koyar ve o hedefin ger&ccedil;ekleşmesi i&ccedil;in &ccedil;abalar.Ancak bu &ccedil;abalar sayesinde hedefine ulaşabilir.<br />Hayatta ama&ccedil;larımız olmasa başarılarımızda olamaz.&Ccedil;&uuml;nk&uuml; amacın olmadığı yerde &ccedil;aba olmaz,&ccedil;abalamadığımız bir hayatta bize mutsuzluk verir.Nereye gideceğini bilmeyen bir geminin denize a&ccedil;ıldığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n.Nereye gideceğini bilmediği i&ccedil;in her tarafı,her y&ouml;n&uuml; aynı,u&ouml;suz bucaksız sulardır.Bu bağlamda hi&ccedil;bir r&uuml;zgar ona fayda etmez.onun s&uuml;r&uuml;klendiği heryer birbirinin aynısıdır.<br />Hedefsizlik bizleri olduğumuz yerde saydırır.Hi&ccedil;bir yol kat ettirememize,kendimizi tekrarlamamıza yol a&ccedil;ar.<br />Bizler hen&uuml;z merdivenin ilk adımlarındayız.Hayatımızda,yaşamımızda,bir hedef koymalıyız.Belirlediğimiz hedefe doğru y&uuml;zmeliyiz kendi denizimizde.Nereye gideceğini bilemeyen kaptana r&uuml;zgarların fayda edemiceğini bilmeliyiz.Kendimizi,kendi denizimizin kaptanı yerine koyup,yelkenlerimizi bu doğrultudaki r&uuml;zgara doğru &ccedil;evirmeliyiz.Mutluluğa giden yolun başarıdan,başarıya giden yolun hedef belirlemekten ge&ccedil;tiğini unutmamalıyız. <br /><br />Gizem Uluocak.<br /><br />Konu:Nereye gideceğini bilmeyen bir kaptana hi&ccedil;bir r&uuml;zgar yardım edemez.<br /></p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>ask</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/yolun-sonu/5474931</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Akıl Diyarının Taşocakları </title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/akil-diyarinin-tasocaklari/5474923</link>
            <description><![CDATA[<br />Bir taş atsam kuyuya.<br />kırk akıllı &ccedil;ıkaramasa.<br />hem de &ouml;yle bir taş ki, <br />yapışıp kalsa yerinde.<br /><br />y&uuml;rek g&uuml;c&uuml; / bilek g&uuml;c&uuml; <br />oynatamazsa hi&ccedil; yerinden.<br />ger&ccedil;i uğraşır yine herkes,<br />sanırsın ki ben deli.<br /><br />taşın ardından, <br />''ne yapsa yeridir '' diyerek, <br />sıfırlasalar t&uuml;m beklentilerini, <br />daha bir korkarak yaklaşsalar yanıma.<br /><br />ne yapacağım belli olmaz ya benim,<br />tedirginlikle baksalar y&uuml;z&uuml;me.<br /><br />en nihayetinde &ccedil;izginin &ouml;tesine ge&ccedil;menin,<br />&ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yaşayabilsem doyasıya.<br /><br />&ouml;yle ya , bunca yıl ben sizden &ccedil;ekindim.<br />şimdi sıra sizde ...<br />beyler / hanımlar !<br />korkmayın zararsızım<br />en azından sizin kadar !!!!<br /><br />en az sizin kadar,<br />bende d&uuml;ş&uuml;nceli.<br />bir o kadar dirayetli,<br />kendime geldim geleli.<br /><br />taş oynamadı hi&ccedil; yerinden, <br />evsahipleri hep endişeli.<br />dokunsa anlayacaklar,<br />Adem de bu yoldan ge&ccedil;ti<br /><br />&ccedil;&ouml;zemezsiniz siz beni.<br />uğraşmayın! canınız yanar.<br />hem istemezseniz,<br />inanın bana,<br />en az benim kadar.<br /><br />korkmayın zararsızım<br />en azından sizin kadar!!!!<br /><br />Arzu AYMAN & Mehmet TOKER<br />Ortak Yapımıdır.<br />(usta/&ccedil;ırak)<br />]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/akil-diyarinin-tasocaklari/5474923</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Obama haçı kaldırdı ABD fena karıştı</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/obama-haci-kaldirdi-abd-fena-karisti/5361167</link>
            <description><![CDATA[Obama&rsquo;nın Katolik rahipler tarafından kurulan Georgetown &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Hz. İsa&rsquo;nın adının yazılı olduğu panoyu ve ha&ccedil; sembol&uuml;n&uuml; kapattırarak konuşması Amerika&rsquo;yı karıştırdı.<br /><img width="192" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/233220090418121942494.jpg" alt="Obama ha&ccedil;ı kaldırdı ABD fena karıştı" /><br /><p>&nbsp;</p><p>ABD Başkanı Barack Obama'nın Georgetown &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Hz. İsa&rsquo;nın adının yazılı olduğu panoyu kapatması &uuml;lkede kriz &ccedil;ıkarttı. Katolik dernekleri olaya tepki g&ouml;sterdi, &ouml;ğrenciler de okul y&ouml;netimini Georgetown&rsquo;ın Hristiyan mirasına saygısızlıkla su&ccedil;ladı</p><p>ABD halkı George Bush&rsquo;un başkanlık d&ouml;neminde, Beyaz Saray&rsquo;ın din işleriyle fazlasıyla haşır neşir olmasına alışmış, Bush&rsquo;un kiliselerde dev ha&ccedil; sembollerinin &ouml;n&uuml;nde yaptığı konuşmalar da sıradan hale gelmişti. Evanjelist Hristiyanların desteklediği neo-con politikaları uyguladığı i&ccedil;in eleştirilen Bush, Irak savaşı kararını da Tanrı&rsquo;yla konuşması sırasında aldığını televizyonlara verdiği r&ouml;portajda a&ccedil;ık&ccedil;a dile getirmiş, 11 Eyl&uuml;l&rsquo;&uuml;n ardından ter&ouml;re verdikleri savaşı da &ldquo;Ha&ccedil;lı Seferi&rdquo; olarak nitelendirmekten &ccedil;ekinmemişti. Ancak &ldquo;değişim&rdquo; sloganıyla başkanlık koltuğunu devralan Barack Obama, bu alanda da b&uuml;y&uuml;k bir değişime imza attı. &Ouml;nce Bush d&ouml;neminde pazar g&uuml;nleri klasik haline gelen kilise ziyaretlerinden vazge&ccedil;ildi. &ldquo;Sultanahmet&rsquo;e gittin kiliseye de git&rdquo; &ccedil;ağrılarına kulak tıkayan Obama, Paskalya dışında kilise ziyaretinde bulunmadı. TBMM&rsquo;de yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler de tepki &ccedil;ekti. Obama&rsquo;nın, &ldquo;&Uuml;lkemizde &ccedil;ok sayıda Hristiyan yaşamasına rağmen, biz kendimizi Hristiyan bir ulus olarak g&ouml;rm&uuml;yoruz. Laik bir &uuml;lke; inan&ccedil; ve hukuk &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne bağlılık vaadini desteklemeye devam edeceğiz&rdquo; s&ouml;zleri Bush&rsquo;un başdanışmanı Karl Rove tarafından yerden yere vuruldu. Rove, &ldquo;Obama, T&uuml;rkiye&rsquo;deki laik hareketle kendisini &ouml;zdeşleştiriyor. T&uuml;rkiye laik ama Amerika&rsquo;nın tavrı farklı. Biliyorsunuz, bizim tarihimizde dinin kamusal alanda kuvvetli varlığı mevcut. Bu ger&ccedil;eği inkar etmek &ccedil;ok tuhaf&rdquo; dedi. </p><p><strong>&Ouml;ğrencilerden tepki</strong></p><p>Tartışmalar s&uuml;rerken ABD&rsquo;nin en k&ouml;kl&uuml; &uuml;niversitelerinden Georgetown&rsquo;da bir konuşma yapan Obama&rsquo;nın k&uuml;rs&uuml;n&uuml;n arkasında yer alan Hz. İsa sembol&uuml;n&uuml;n ve ha&ccedil;ın kapatılmasını istemesi yeni bir krize sebep oldu. 1789&rsquo;de Katolik Cizvit rahiplerinin kurduğu Georgetown&rsquo;ın yetkilileri, Beyaz Saray&rsquo;ın isteği doğrultusunda Obama&rsquo;nın konuşma yaptığı k&uuml;rs&uuml;n&uuml;n hemen arkasında Hz. İsa&rsquo;nın isminin Latince yazılışı olan IHS (Iesus Hominum Salvator-İnsanlığın kurtarıcısı İsa) sembol&uuml; ve ha&ccedil;ı &ouml;rt&uuml;yle kapattı. Ancak olayın basına yansımasının ardından tepkiler &ccedil;ığ gibi b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Cumhuriyet&ccedil;iler&rsquo;e yakın Fox televizyonu Obama&rsquo;nın aynı k&uuml;rs&uuml;de senat&ouml;rken yaptığı konuşmanın kayıtlarını yayınladı ve sembollerin o d&ouml;nemde kapatılmadığını g&ouml;sterdi. Georgetown &Ouml;ğrenciler Birliği de okul y&ouml;netimini Georgetown&rsquo;ın Katolik kimliğini feda etmekle su&ccedil;ladı. Hristiyan Savunma Koalisyonu adlı &ouml;rg&uuml;t de, &ldquo;Şok i&ccedil;indeyiz. Bari Noel&rsquo;de İsa bebeklerini mi yasaklasınlar&rdquo; a&ccedil;ıklamasını yaptı.</p><p><strong>&ldquo;Irak işgalini Tanrı istedi&rdquo; demişti</strong></p><p>Teksas Valisi olduğu d&ouml;nemde 10 Haziran tarihini &ldquo;İsa G&uuml;n&uuml;&rdquo; olarak ilan eden, bu nedenle din &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne aykırı hareket etmekle eleştirilen ABD eski başkanı George Bush, başkanlığı sırasında da eşi Laura ile Pazar ayinlerini hi&ccedil; aksatmadı. BBC&rsquo;ye g&ouml;re bir Filistin heyetiyle yaptığı g&ouml;r&uuml;şmede Tanrı ile ilişkisini ş&ouml;yle anlatmıştı: &ldquo;Tanrı bana, &rsquo;George, Afganistan&rsquo;a git ve ter&ouml;ristlerle savaş&rsquo;dedi, yaptım. Ardından, &rsquo;George, Irak&rsquo;a git ve zorbalığı bitir&rsquo; dedi, onu da yaptım. Tanrı şimdi bana Filistinliler&rsquo;e bir devlet, İsrailler&rsquo;e g&uuml;venlik, Ortadoğu&rsquo;ya da barış getirme g&ouml;revi verdi.&rdquo; Bush ayrıca kabinesinde t&uuml;m &uuml;yelere de g&uuml;ne sabah uyandıktans onra dua ederek başlamaları tavsiyesi verdiğini s&ouml;yl&uuml;yordu.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Vatan</strong></p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>haber</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/obama-haci-kaldirdi-abd-fena-karisti/5361167</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Lugano Milan&amp;#39;da listebaşı</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/lugano-milan-da-listebasi/5360980</link>
            <description><![CDATA[Calciomercato.com'a konuşan menajer Figer, Lugano'yu Milan, Juventus ve Fiorentina'nın istediğini doğruladı. Uruguaylı'nın Milan'ın transfer listesinin ilk sırasında olduğu belirtildi..<br /><img width="192" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/38558.jpg" alt="Lugano Milan'da listebaşı" /><br /><br /><p>&nbsp;</p><p>GALİP &Ouml;ZT&Uuml;RK'&uuml;n haberi</p><p>İtalya'nın internet sitesi calciomercato'ya konuşan Diego Lugano'nun menajeri Juan Figer, Uruguaylı futbolcuya Milan, Fiorentina ve Juventus'un teklifte bulunduğunu iddia etti. Figer yaptığı a&ccedil;ıklamada, "Evet Lugano'ya İtalya başta olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok kul&uuml;pten teklif var. Gazetelerde yazılan İtalyan kul&uuml;pleri Milan, Juventus ve Fiorentina'nın onu istediği de doğru" ifadesini kullandı. &Uuml;nl&uuml; menajer, "Fenerbah&ccedil;e Lugano ile s&ouml;zleşme yenilemek istiyor. Oyuncum T&uuml;rkiye'de &ccedil;ok mutlu, ancak İtalya'dan teklifler gelmesinden de son derece memnun. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki bir ay i&ccedil;erisinde kesin kararımızı vereceğiz" dedi. Calciomercato'da yayınlanan haberin yorum kısmında ise, "28 yaşındaki Lugano &ouml;zellikle Milan'ın transfer listesinde ilk sırada. Son derece tecr&uuml;beli olan oyuncunun Avrupa Birliği pasaportu olması da İtalya'ya transfer olmasını olduk&ccedil;a kolaylaştırıyor. Bir&ccedil;ok İtalyan kul&uuml;b&uuml; de onu istiyor" ifadeleri yer aldı. </p><p>&nbsp;</p><p><strong>Sabah</strong></p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>spor</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/lugano-milan-da-listebasi/5360980</guid>
        </item>
        <item>
            <title>Hükümet jandarmada reforma gidiyor</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/hukumet-jandarmada-reforma-gidiyor/5360917</link>
            <description><![CDATA[Kurumda asker yerine profesyonel siviller g&ouml;rev alacak, başına Kara Kuvvetleri'nden orgeneral değil Emniyet'ten polis atanacak<br /><br /><img width="192" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/429220090417074109498.jpg" alt="H&uuml;k&uuml;met jandarmada reforma gidiyor" /><br /><br /><p>AB'ye s&ouml;z verildi, Jandarma Genel Komutanlığı sivilleşiyor. En ge&ccedil; beş yıl i&ccedil;inde Jandarma İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na bağlanacak, kurumda asker yerine profesyonel siviller g&ouml;rev alacak, başına Kara Kuvvetleri'nden orgeneral değil Emniyet'ten polis atanacak.<br /><br />H&uuml;k&uuml;metin Jandarma Genel Komutanlığı'nı, İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na tamamen bağlayacak &ccedil;ok &ouml;nemli bir adım attığı ortaya &ccedil;ıktı. Bunun ardında h&uuml;k&uuml;metin,&nbsp; 31 Aralık 2008 tarihli Resmi Gazete'nin m&uuml;kerrer sayısında yayınlanan Ulusal Program ile Avrupa Birliği'ne (AB) verdiği taahh&uuml;t yatıyor. <br /><br />Yılbaşına saatler kala yayınlanan m&uuml;kerrer Resmi Gazete'deki Ulusal Program'ın, 'Siyasi Kriterler' alt başlında, bu taahh&uuml;d&uuml;n kapsamına ilişkin şu &ouml;nemli ifadeler yer alıyor:</p><p>'İ&ccedil; g&uuml;venlik hizmetinin, h&uuml;k&uuml;metin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine h&uuml;k&uuml;metin denetim ve g&ouml;zetiminde; 'hukukun &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;' ve 'insan hak ve h&uuml;rriyetleri &ccedil;er&ccedil;evesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirilmesi esastır. Bu kapsamda, i&ccedil; g&uuml;venlik y&ouml;netiminin koordinasyonunu ve sivil idarenin i&ccedil; g&uuml;venlikle ilgili g&ouml;rev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini g&uuml;&ccedil;leştiren mevzuat h&uuml;k&uuml;mleri ve uygulamaları değiştirilecektir.' <br /><br />Bu ifadelerle T&uuml;rk Silahlı Kuvvetler (TSK) ile ilgili g&ouml;revleri ve terfi, personel, eğitim - &ouml;ğretim gibi konularda Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Jandarma Genel Komutanlığı'nın, İ&ccedil;işleri&nbsp; Bakanlığı'na bağlanacağına vurgu yapılıyor.&nbsp;<br /></p><p><strong>DEĞİŞİKLİK EN GE&Ccedil; 5 YILA</strong> <br /><br />H&uuml;k&uuml;met, Ulusal Program'da yer alan hedeflerin kısa ve orta vadede yerine getirileceği konusunda AB'ye garanti verdi. T&uuml;rkiye'nin y&ouml;netim dilinde 'kısa vade' 1 yıl, 'orta vade' ise 3 ila 5 yıl anlamına geliyor. Bu da en ge&ccedil; 5 sene i&ccedil;inde Jandarma Genel Komutanlığı'nın tamamen İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na bağlanabileceği anlamına geliyor.</p><p><strong>KOMUTANLIK İTİRAZ ETTİ</strong><br /><br />H&uuml;k&uuml;met, daha &ouml;nce polis ve jandarmanın g&ouml;rev ve sorumluluk b&ouml;lgelerinin belirlenmesiyle ilgili y&ouml;netmelik değişikliği yaparak Jandarma Genel Komutanı'nın yetkisini valilere vermişti. Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Metin G&uuml;rak, konuyla ilgili soru &uuml;zerine, 'G&ouml;r&uuml;ş&uuml;m&uuml;z&uuml;n dikkate alınmadığını s&ouml;yleyebilirim' demişti. <br /><br />Jandarma Genel Komutanlığı, Ulusal Program'ın taslak aşamasında da yer alan ifadelere itiraz etmişti. 26 Eyl&uuml;l 2008'de İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na g&ouml;nderilen itiraz yazısında ş&ouml;yle denilmişti:<br /><br />&nbsp;'&Uuml;lkenin &ouml;nemli bir kesiminde, 169 yıldan bu yana i&ccedil; g&uuml;venlik hizmeti veren Jandarma Genel Komutanlığı'nın g&ouml;r&uuml;ş&uuml; alınmadan ve koordine edilmeden Taslak Ulusal Programa dahil edilen s&ouml;z konusu ifade olduk&ccedil;a muğlak ve ucu a&ccedil;ıktır. Ayrıca Ulusal Programların, AB tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgeleri'nde yer alan talepleri karşılamak maksadıyla hazırlandığı bilinmektedir. 2008 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi'nde i&ccedil; g&uuml;venlik hizmetine ilişkin herhangi bir husus bulunmamasına rağmen, Taslak Ulusal Programa dahil edilen s&ouml;z konusu ifade dikkat &ccedil;ekici bulunmaktadır. İ&ccedil; g&uuml;venlik hizmetinin y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesi i&ccedil;in, 2803 sayılı 'Jandarma Teşkilat G&ouml;rev ve Yetkileri Kanunu'nun mevcut h&uuml;k&uuml;mlerinin yeterli olduğu kıymetlendirilmektedir. Bu kapsamda T&uuml;rkiye'nin AB'ye uyum s&uuml;recindeki &ouml;ncelikleri dikkate alındığında, s&ouml;z konusu ifadenin Taslak Ulusal Program'dan &ccedil;ıkarılmasının uygun olacağının değerlendirildiğini arz ederim.'</p><p><strong>280 BİN PERSONELİ VAR</strong> <br /><br />Jandarma Genel Komutanlığı'nın, 280 bin personeli bulunuyor. Bunların 4 bin 500'&uuml; subay, 18 bini astsubay, 25 bini uzman &ccedil;avuş geriye kalan y&uuml;zde 80'i ise er ve erbaşlardan oluşuyor. AB'ye verilen taahh&uuml;tte, 'Kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri' olacağı vurgulanıyor. Halen Jandarma personel ihtiyacını Milli Savunma Bakanlığı'nın yaptığı asker alımlarıyla karşılıyor. D&uuml;zenlemenin hayata ge&ccedil;mesi durumunda Jandarma, artık asayiş hizmetlerini er ve erbaş yerine profesyonel kadrolarla verecek.</p><p><strong>Y&Uuml;ZDE 92'DEN SORUMLU</strong><br /><br />SİlahlI Kuvvetler'le ilgili g&ouml;revleri eğitim ve &ouml;ğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı'na, emniyet ve asayiş işleriyle diğer g&ouml;rev ve hizmetlerin yerine getirmesi konusunda İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı'nın sorumluluk alanı T&uuml;rkiye y&uuml;z&ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml;n&uuml;n y&uuml;zde 92'sini kapsıyor. Barış zamanında İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı, savaş zamanında ise T&uuml;rk Silahlı Kuvvetler Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın emrinde oluyor.</p><p><strong>VALİ YA DA POLİS Y&Ouml;NETECEK</strong><br /><br />Team&uuml;ller gereği Jandarma Genel Komutanlığı'nın başına Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda kadrosu bulunan bir orgeneral atanıyor. H&uuml;k&uuml;metin Jandarma'yı tamamen İ&ccedil;işleri Bakanlığı'na bağlaması durumunda, başına Emniyet Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;'nde olduğu gibi bir vali ya da &uuml;st d&uuml;zey b&uuml;rokrat atanabileceği belirtiliyor.</p><p>Akşam</p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>haber</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/hukumet-jandarmada-reforma-gidiyor/5360917</guid>
        </item>
        <item>
            <title>türkler çok mutlu</title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/turkler-cok-mutlu/5360880</link>
            <description><![CDATA[T&uuml;rkiye İstatistik Kurumu&rsquo;nunyayımladığı rapora g&ouml;re, T&uuml;rk halkının y&uuml;zde 86&rsquo;sı &ccedil;ok mutlu<br /><img width="192" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/110076.jpg" alt="Araştırmaya g&ouml;re T&uuml;rkler '&Ccedil;ok mutlu'" /><br />&nbsp;<p>T&uuml;rkiye'de halkın y&uuml;zde 86'sı kendini mutlu hissediyor. T&uuml;rkiye İstatistik Kurumunun (T&Uuml;İK) yayımladığı ''Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2008'' verilerine, &uuml;lkedeki bireylerin<strong> y&uuml;zde 30,3'&uuml; orta d&uuml;zeyde mutlu</strong>, <strong>y&uuml;zde 47,5'i mutlu</strong>, <strong>y&uuml;zde 8,2'si de &ccedil;ok mutlu</strong> olduğunu ifade ediyor. <br /><br />Mutsuz olduğunu belirtenlerin oranı y&uuml;zde 11,4 olurken, &ccedil;ok mutsuz olanların oranı da y&uuml;zde 2,5 d&uuml;zeyinde bulunuyor. Kadınların y&uuml;zde 30'u orta d&uuml;zeyde mutlu, y&uuml;zde 48,7'si kendisini mutlu, y&uuml;zde 9,1'i de &ccedil;ok mutlu olarak tanımlarken, erkeklerin y&uuml;zde 30,7, y&uuml;zde 46,3'&uuml; kendisini mutlu, y&uuml;zde 7,4'&uuml; de &ccedil;ok mutlu olduklarını ifade ediyor. <br /><br />T&Uuml;İK'e g&ouml;re, evli kadınların y&uuml;zde 90,7'si mutlu ve orta d&uuml;zeyde mutlu, evli erkeklerin de y&uuml;zde 85,2'si mutlu ve orta d&uuml;zeyde mutlu olduklarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor.</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>hayat</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/turkler-cok-mutlu/5360880</guid>
        </item>
        <item>
            <title>KONYA DESTANI </title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/konya-destani/5301227</link>
            <description><![CDATA[<b>Sabahtan vardım Konya'ya <br />Baktım cihana uyanık. <br />Kimi binek, kimi yaya, <br />Baktım meydana uyanık. <br /><br />Şehirde herkes ayakta, <br />Kepenkler kaldırılmakta. <br />Asker, mektepli sokakta, <br />Baktım her yana uyanık. <br /><br />Sabahtan akşama kadar, <br />Didinir, terler, &ccedil;abalar. <br />Uyanık b&uuml;t&uuml;n babalar, <br />Oğul, kız, ana uyanık. <br /><br />Konuşursan bir kelime, <br />Kavuşursun bin selama, <br />Lafında şive var ama, <br />Fikirde mana uyanık. <br /><br />Karatay, İnceminare, <br />Dolaştım hep birer kere. <br />Her k&ouml;şeye, her esere, <br />Bakındım rana uyanık. <br /><br />Alaiddin tepesi'ne, <br />&Ccedil;ıkdım tarihin sesine. <br />Sel&ccedil;ukların t&uuml;rbesine, <br />Baktım, amenna, uyanık. <br /><br />Baktım tarihe, zamana, <br />Baktım Alaiddin Han'a, <br />Baktım o b&uuml;y&uuml;k insana, <br />Kılı&ccedil; Arslan'a uyanık. <br /><br />G&ouml;r&uuml;nmez bir debdebede, <br />G&ouml;n&uuml;llerden bir t&uuml;rbede, <br />Yeşil &uuml;sk&uuml;fl&uuml; kubbede, <br />Uyur Mevlana, uyanık. <br /><br />Tecerim bu nasıl h&uuml;lya, <br />Uyanıkken g&ouml;rd&uuml;m r&uuml;ya, <br />Eski Konya, Yeni Konya, <br />G&ouml;r&uuml;nd&uuml; bana uyanık.<br /><br />AHMET KUTSİ TECER<br /></b>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/konya-destani/5301227</guid>
        </item>
        <item>
            <title>ÖLEN ÖMER&amp;#39;İN KARISININ AĞIDI </title>
            <link>http://yuzustu.blogcu.com/olen-omer-in-karisinin-agidi/5301216</link>
            <description><![CDATA[<strong>&Ouml;LEN &Ouml;MER'İN KARISININ AĞIDI</strong> <b>Evimizin &ouml;n&uuml; dere kenarı<br />Dere kenarında ak kavakları<br />&Ouml;mer'im dikti<br />Evimizden dereye inen yolu<br />&Ouml;mer'im a&ccedil;tı.<br />&Ouml;mer'im aşladı avlumuza<br />Itırı, fesleğeni, katmeri<br />Yıllar yılı<br />&Ouml;mer'in y&uuml;z&uuml; g&uuml;lerse<br />Ocağımız t&uuml;ter, gazımız yanarsa<br />Kavaklar bayram eder,<br />&Ouml;mer'im sıkkın<br />Mahsul k&ouml;t&uuml;, eli dar unumuz kıtsa<br />Kavaklar kararır giderdi.<br />Yıllar yılı<br />Eve girsem y&uuml;z&uuml;me &Ouml;mer'in nefesi değer<br />Avluya &ccedil;ıksak yan yana akşamları<br />Bir hoş kokardı, ıtır, fesleğen, katmer.<br />Bakamam incecik dere yoluna!<br />Bakamam ak kavaklara!<br />Penceremden kapımdan<br />G&uuml;ne bakamam! aya bakamam<br />Gayri eve girsem i&ccedil;im ezilir<br />Avluya &ccedil;ıksam<br />Itır, fesleğen, katmer kokusu<br />Bana haram!<br /><br />Necati Cumalı</b>]]></description>
            <author>EgE efe</author>
            <category>siir</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:07:41 +0100</pubDate>
            <guid>http://yuzustu.blogcu.com/olen-omer-in-karisinin-agidi/5301216</guid>
        </item>
    </channel>
</rss>
